o
lmuştur ki, böyle olan kimc seler fırsat b
dukça hemzin her mânâsını yapa Mona .
li
erdiği insanları
cımbı
r, çimdikler, dj rter,
kar, ısırır,j çarpar, kırar,
incitir, o yolda geçinir. l Onun için bu mânâların hepsind
en kinay
olarak hümj eze,
gammazlığı âdet ve sanat edinmiş Acai ims Mona lere söylenmiştir. Yani asıl hakikati, el
ile sıkmak, cimdirmek, dürtmek, vurmak, kırmak iken ağızla, dille ısırmak,
kötülemek ve arkadan konuşmak, küçük görmekle gönül incitmek ve kırmak
mânâsında kinaye olarak yayılmıştır. Kinayeler hakikatin de iradesine engel
olmayacağı için 'de her mânâ dahil olur. Yani gerek el ile, gerek dil ile maddeten
veya manen şunu bunu itip kakmayı, kırıp incitmeyi âdet edinmiş dedikoducu
güruhunun hepsi cehennem uçurumunda, veyl deresind e, hüsran içinde kahrolmaya
mahkumdurlar, vay hallerine. "Lümeze" de "hümeze" gibidir. Mızrak
saplar gibi kötülemek, ayıplamak ve kaş göz kırparak, işaret ederek, eğlence
suretiyle birini diğerine göstermek mânâlarına olan "Lemz"den
"Lümeze" de daima herkesi ayıplamayı ve şuna buna ayıp ve eksiklik isnat
ederek eğlenmeyi âdet edinmiş, kendini beğenmiş atak demektir ki,
"hümeze"yle anlamdaş ve farklı olarak da kullanılır. Zemahşerî'nin
beyanına göre hümezenin aslı kırıcı mânâsından, lümezenin aslı da ayıpla y
ıcı, saplayıcı mânâsındandır. "Keşşâf"ta der ki: Hemz, hezm gibi
kırmak, lemz de ayıplamaktır. "Lemezehû ve lehezehû" denilir,
"taanehû" (onu ayıpladı) denir. Maksat, insanların ırzlarını,
namuslarını kırmak ve arkalarından konuşmak ve onların ayıplamaktı r. Ve
"lüane", "duhaka" gibi fuale vezni onun, o kimsenin alışmış
olduğu âdeti bulunduğuna delalet eder. Şâir:
"Eğer ortada bulunmazsam, sen dürtücü ve ayıplayıcı kesilirsin."
demiştir. Daha önce İbnü Cerir de Ziyad-i Acem'in: "Bana kavuştuğun zaman yalandan bana sevgi göstererek yanaşırsın ve eğer orada bulunmazsam o vakit de hamiz (dürtücü) lümeze (ayıplayıcı) kesilirsin." demek olan iş bu:
beyti ile hümeze insanları arkadan çekiştirip kızdıran; lümeze de arkadan konuşup ayıplayan demek olduğuna şahit getirmiş ve bazı rivayetler naklederek demiştir ki: İbnü Abbas'dan: "Allah Teâlâ'nın veyl (yazıklar olsun) ile başladığı kimseler kimlerdir diye sorulduğunda, "Nemime, yani koğuculuk ile gezenler,
dostlar arasını ayıranlar en büyük ayıp arayanlar." demiştir. Mücahid'den de üç farklı görüş rivayet edilmiştir:
1- Hümeze, insanların etini yiyen; lümeze, ayıplayıcı ve atak.
2- Bunun aksine olarak: Hümeze, ayıplayıcı; lümeze, insanların etini yiyen.
3- Hümeze, Lümeze: Birisi insanların etlerini yiyen, diğeri ayıplama. Bu gösterir ki, bu haberi rivayet edenlere bu iki kelimenin yorumunda zorluk vaki olmuş, onun için ondan rivayet edenler ihtilaf etmişlerdir. Râzî de "Kendi kendinizi kötülemeyin." (Hucurat, 49/11) âyetiyle " Keşşâf"ın ifadesi üzere beyandan sonra der ki: "Tefsircilerin bunda bir çok görüşü vardır:
Birincisi: İbnü Abbas'dan, hümeze gıybetçi, lümeze ayıpçı.
İkincisi: İbnü Zeyd'den hümeze el ile, lümeze dil ile.
Üçüncüsü: Ebu'l-Aliye'den, hümeze yü ze karşı, lümeze arkadan.
Dördüncüsü: Hümeze açıkça, lümeze gizli, kaş ve gözle.
Beşincisi: Hümeze lümeze, insanlara hoşlanmayacakları lakaplar takanlar. Velid b. Muğire bunu yapardı. Fakat bu başkanlık yapanlara yakışmaz, döküntülerin âdetindendir. Bunda insanların sözlerini, fiillerini, seslerini güldürmek için taklit edenler de dahil olur.
Altıncısı: Hasen'den Hümeze, gözünü kırparak açıkça kızdıran; lümeze kardeşlerini kötülükle anarak ayıplayan.
Yedincisi: Anlatıldığı üzere İbnü Abbas'tan, söze yalan katarak gezenler, dostların arasını açanlar, insanların ayıbını arayanlar. Bunları naklettikten sonra Râzî şu hatırlatmayı da yapar: "Bilinmeli ki bu görüşlerin hepsi de birbirine yakındır, bir asla döner. O da kusur bulmak ve ayıbı açıklamak, ortaya çıkarmak mânâsıdır. Sonra da bu iki kısımdır: Ya hased ve kin sırasında olduğu gibi ciddi olur, yahut da eğlence ve güldürme kabilinden eğlence ile olur. Bunlardan her biri de ya din ve taatle ilgili bir emirde olur veya dünya ile ilgili ol u r. Bu da görünüşe ve yürümek, oturmak, kalkmak gibi şeylerle ilgili olur ki, çeşitleri çoktur ve kayda geçmemiştir. Sonra bu dört kısımda ayıbı açıklama, bazan ortada bulunan için olur, bazan da bulunmayan için olur. Her iki takdirde de ya lafız ile olur v eya baş ve göz ve diğerleri ile olur. Bunların hepsi yasaklama altında dahildir. Ancak bahis konusu olan lafzın dilde ne için konmuş olduğudur.
fThe Www Tstardoll 104-HÜMEZE_: The Www Tstardolln Acai Acai fThe Www Tstardoll 104-HÜMEZE_: The Www Tstardollq Acai Wholesale Berry Berry